Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve İstanbul Kalkınma Ajansı işbirliğinde "Startup Dostu Talep Yönlü İnovasyon Politikaları" raporu hazırlandı. Raporda, uluslararası literatür taraması, 15 ülkeyle yapılan karşılaştırmalı analiz, Ankara ve İstanbul'da düzenlenen odak grup toplantıları ile 18 birebir görüşmeden elde edilen bulgulara dayanılarak 42 politika önerisi sunuldu. Rapora göre Türkiye, girişimcilik ekosisteminde uzun yıllardır Ar-Ge teşvikleri, hibe programları ve girişim sermayesi gibi "arz yönlü" desteklere ağırlık verdi. Ancak bu destekler tek başına yeterli olmadı. Asıl sorun, kamunun girişimlerin ürünlerini satın alma konusunda yeterince istekli davranmaması. Karmaşık ihale kriterleri, uzun ödeme vadeleri, düzenleyici belirsizlikler ve pilot uygulama eksikliği, yerli teknoloji şirketlerinin büyümesinin önündeki engeller olarak öne çıktı.
RAKAMLAR TÜRKİYE'Yİ GERİDE GÖSTERİYOR
Raporda yer alan karşılaştırmalı verilere göre OECD ülkelerinde kamu alımlarında yenilikçi ürünlerin payı ortalama yüzde 4,5 iken bu oran Türkiye'de sadece yüzde 1,2 düzeyinde kaldı. KOBİ'lerin kamu alımlarına katılım oranı Avrupa'da yüzde 40-60 bandındayken Türkiye'de yüzde 11'de kaldı. Yıllık inovasyon amaçlı kamu alım projesi sayısı başarılı ülkelerde 40 ila 100 arasında değişirken, Türkiye'de bu rakam yalnızca 8. Ayrıca TÜBİTAK destekli projelerin kamuya ticarileşme oranının yüzde 6,8-8,5 aralığında kaldığı, Kamu İhale Kurumu'nun 2023 verilerine göre yaklaşık 57 bin ihale içinde sadece 45'inin inovasyon niteliği taşıdığı belirlendi. Girişimcilerle yapılan görüşmelerde en sık dile getirilen sorunlardan biri kamu ödemelerindeki gecikmeler oldu. Erken aşama girişimler için nakit akışının hayati önem taşıdığı vurgulanırken, katılımcılar kamu alımlarına erişimi "yüksek riskli, yavaş ve belirsiz" olarak tanımladı. Kamu tarafı ise girişimlerin süreçleri tamamlayacak ölçeğe henüz ulaşamadığını savundu.
42 ÖNERİ DÖRT ANA BAŞLIKTA TOPLANDI
Raporun sunduğu politika önerileri dört eksende sınıflandırıldı: Birinci eksen, Kamu İhale Kanunu'nun yenilikçi tedarik modellerine izin verecek şekilde güncellenmesini öngörüyor. Bu kapsamda startup'lara özel ihale esnekliği, hızlı alım koridorları ve azami 30 günlük ödeme standardı gibi öneriler yer alıyor. İkinci eksen, düzenleyici esneklik ve deneysel test alanı uygulamalarının yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Üçüncü eksen, finansman ve ödeme mekanizmalarının risk paylaşımı esasına göre yeniden tasarlanmasını içeriyor; talep bazlı inovasyon teşvik çekleri, kamu-startup eşleştirme fonları ve risk paylaşım fonu gibi araçları kapsıyor. Dördüncü eksen ise veri yönetimi, teknik standartlar ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine odaklanıyor. Burada kamu inovasyon ofislerinin kurulması, canlı laboratuvar altyapılarının devreye alınması ve kamu çalışanlarına inovasyon eğitimleri öneriliyor.