Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotiv endüstrisi, geçtiğimiz yılı güçlü büyüme performansıyla tamamladı. Sektör, bir önceki yıla göre ihracatını artırarak toplam 41,5 milyar dolarlık hacme ulaştı ve ihracat şampiyonluğunu korudu.
Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm ve teknolojik değişimlere hızlı uyum sağlayan Türk otomotiv sanayisi, elde edilen başarıyla küresel üretim merkezi konumunu bir kez daha ortaya koydu.

Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere 190'dan fazla ülke ve serbest bölgeye gerçekleştirilen ihracat, sektörün uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu gözler önüne serdi. Türkiye'nin toplam ihracatında lider sektör olmayı sürdüren otomotiv endüstrisinin ihracatının yüzde 70'ten fazlası Avrupa pazarına yapıldı.
Başarıda; ana sanayi ile tedarik sanayi arasındaki güçlü iş birliği, nitelikli iş gücü ve dijital dönüşüm yatırımları etkili oldu. Yerli ve millî projelerin yanı sıra küresel markaların Türkiye'deki üretim tesislerini modernize etmesi de ihracat rakamlarının yükselmesine katkı sağladı.
Yeşil Mutabakat uyum süreci ve karbon nötr üretim hedefleri doğrultusunda çalışmalarını hızlandıran sektör, 2026 ve sonrasında daha yüksek ihracat hedeflerine odaklandı. Türkiye'nin yalnızca içten yanmalı motor teknolojilerinde değil; batarya teknolojileri ve yazılım tabanlı mobilite çözümlerinde de bölgesel güç olma yolunda ilerlediği vurgulandı.

Türkiye, motorlu taşıt üretiminde dünyada 12'nci, Avrupa'da ise 5'inci sırada yer alırken; otomotiv ihracatında dünyada 16'ncı, Avrupa'da 11'inci sırada bulunuyor. Hafif ticari araç üretiminde ise Türkiye, Avrupa'da ilk sırada, dünyada ise 9'uncu sırada yer alıyor.
Ticaret Bakanlığı açıklamasında, sektörün üretim ve ihracat başarısının daha da geliştirilmesi amacıyla destek programlarının ve tüm imkânların sürdürüleceği belirtildi.
