Türkiye, uzay alanındaki en büyük uluslararası organizasyonlardan biri olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ne (IAC 2026) ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda gerçekleştirilecek kongreye yönelik ilgi giderek artarken, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır Türkiye'nin uzay hedeflerine yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Ankara Etnografya Müzesi'nde düzenlenen 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) 2026 Tanıtım Resepsiyonu'nda konuşan Kacır, Milli Uzay Programı kapsamında yerli imkanlarla geliştirilen bir uzay aracıyla Ay'a ulaşmaya hazırlandıklarını belirtti. Kacır, bu adımın Türkiye'nin uzay yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcı olacağını söyledi.
"UZAYA YAPILAN YATIRIM, İNSANLIĞIN GELECEĞİNE YAPILAN YATIRIMDIR"
Açılış konuşmasında uzay çalışmalarının stratejik önemine dikkat çeken Kacır, uzay ekonomisinin hızla büyüdüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Tarih boyunca medeniyetimizdeki her büyük sıçrama merakla başlamıştır. İnsanlığı okyanusların ötesine taşıyan ve bilimin sınırlarını genişleten keşif ruhu, bakışlarımızı gökyüzüne ve nihayetinde gezegenimizin ötesine çevirmemizi sağlamıştır. Nesiller boyu alimler, yıldızların ve gezegenlerin hareketlerini ve insanlığın evrendeki yerini anlamaya çalışmışlardır. Anadolu, bu bitmek bilmeyen bilgi arayışında seçkin bir yere sahip olmuştur. Anadolu topraklarından çıkan öncü isimler, astronomiye kalıcı katkılarda bulunmuşlardır. Bugün Türkiye, uzay bilimleri ve teknolojileri konusundaki cesur vizyonuyla bu mirası geleceğe taşımaktadır. Bu hırsın temelinde, küresel uzay ekosistemindeki köklü değişim ve Türkiye'nin kalkınma vizyonunun merkezine geleceğin teknolojilerinde liderliği yerleştiren 'Milli Teknoloji Hamlesi' yatmaktadır.
2000'li yılların başına kadar uzay faaliyetleri, yörüngeye erişimin fahiş derecede pahalı olması nedeniyle büyük ölçüde az sayıda ülkeyle sınırlı kalmıştı. O zamandan beri, azalan fırlatma maliyetleri ve hızlı teknolojik ilerlemeler; bu alanı yeni ülkelere, şirketlere ve araştırmacılara açtı. Uzay teknolojileri artık modern yaşamın dokusuna işlemiş durumdadır. Başlangıçta uzay için geliştirilen teknolojiler; sağlık, imalat, haberleşme ve daha birçok sektörde inovasyonu tetiklemekte, dünyadaki yaşam kalitesini artırmaktadır. Küresel uzay ekonomisinin halihazırda 600 milyar doları aşması ve 2035 yılına kadar 1,8 trilyon dolara yaklaşmasının öngörülmesiyle, uzaya yapılan yatırım artık sadece bir keşif yatırımı değildir. Bu; inovasyona, rekabet gücüne ve insanlığın geleceğine yapılan bir yatırımdır. Bu değişimin bilincinde olan Türkiye, burada hem bir fırsat hem de bir sorumluluk görmektedir. Bilimsel ve teknolojik kabiliyetlerimizi güçlendirmek, yüksek nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve uzayın barışçıl ve sürdürülebilir kullanımına aktif olarak katkıda bulunmak."
"TÜRKSAT 6A İLE YENİ BİR SEVİYEYE TAŞIDIK"
Türkiye'nin son yıllarda uzay teknolojilerinde önemli bir mesafe kat ettiğini vurgulayan Kacır, "Yer gözlemi yolculuğumuz BİLSAT ile başladı; RASAT, GÖKTÜRK-2 ve İMECE ile devam etti. Türkiye'de tasarlanan ve inşa edilen ilk haberleşme uydusu olan TÜRKSAT 6A, bu kabiliyetleri yeni bir seviyeye taşıdı." diye konuştu.
Milli Uzay Programı kapsamında ilk Türk astronotu Alper Gezeravcı'nın Uluslararası Uzay İstasyonu'nda 13 bilimsel deney gerçekleştirdiğini hatırlatan Kacır, ikinci astronot Tuva Cihangir Atasever'in de yörünge altı araştırma uçuşunda yedi deney yürüttüğünü belirterek, "Bu görevler milletimizin hayal gücünü harekete geçirdi ve milyonlarca gencimize ilham verdi." dedi.
"YERLİ UZAY ARACIYLA AY'A ULAŞACAĞIZ"
Türkiye'nin yeni hedefini açıklayan Kacır, "Ay araştırma programımızın bir parçası olarak, Türkiye'de tasarlanan ve inşa edilen bir uzay aracıyla Ay'a ulaşmaya hazırlanıyoruz; bu girişim uzay yolculuğumuzda yeni bir sayfa açacaktır." dedi.
Ankara'da uzay teknoparkı kurulması için çalışmaların sürdüğünü belirten Kacır, "Bu yeni merkez, uzay girişimlerinin büyümesini hızlandıracak; sanayi, akademi ve araştırma kurumları arasındaki iş birliğini derinleştirecektir." ifadelerini kullandı.
Uzay limanı projesine de değinen Kacır, "Sadece Türkiye'nin uzaya bağımsız erişimini güvence altına almakla kalmayacak, aynı zamanda ülkeler ve ticari girişimler için uluslararası bir fırlatma merkezi olarak hizmet verecek bir uzay limanı üzerinde çalışmaya başladık." diye konuştu.
Kacır ayrıca, "Bölgesel Konumlama ve Zamanlama Sistemi projemizi ilerletiyoruz. Bu projenin önemli bir adımı olarak, uzaya 'atomik saat' gönderdik." açıklamasında bulundu.
ANTALYA, DÜNYANIN UZAY MERKEZİ OLACAK
Uluslararası Uzay Kongresi'nin 2026 yılında Antalya'da düzenleneceğini hatırlatan Kacır, organizasyona yönelik ilginin rekor seviyeye ulaştığını belirterek, "Bu yılki Bildiri Özeti Çağrısı, 108 ülkeden 8 bin 330'dan fazla başvuru aldı; bu, Uluslararası Uzay Kongresi tarihindeki en yüksek rakamdır. 100'den fazla ülkeden 10 binden fazla katılımcıyı ağırlamayı bekliyoruz." ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE PAYINA DÜŞEN SORUMLULUĞU ÜSTLENMEYE HAZIR"
Türkiye'nin uzay alanında uluslararası iş birliğini güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Kacır, "Türkiye; büyüyen kabiliyetleri, dinamik ekosistemi ve barışçıl, sürdürülebilir ve kapsayıcı uluslararası iş birliğine olan sarsılmaz bağlılığıyla bu sorumluluktan payına düşeni üstlenmeye hazırdır." dedi.
Kacır, konuşmasını "Ulusal uzay ajanslarını, üniversiteleri, araştırma kurumlarını ve özel sektör kuruluşlarını IAC 2026'ya katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Sizleri Antalya'da ağırlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz." sözleriyle tamamladı.