Rusya'dan Avrupa'ya uzanan TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı, 8 Ocak 2020'deki açılışının ardından altıncı yılını doldurdu. Ukrayna transit hattının kapanmasıyla birlikte Rus gazının Avrupa'ya ulaştığı tek güzergah haline gelen proje, Türkiye'nin enerji merkezi olma yolundaki en büyük kozlarından biri.

TürkAkım doğal gaz boru hattı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin'in katıldığı tören ile açılmıştı
PUTİN'İN 2014'TEKİ ZİYARETİYLE BAŞLADI
Projenin temelleri, Aralık 2014'te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Türkiye ziyareti sırasında atıldı. Moskova'nın Ukrayna'ya olan enerji bağımlılığını kırmak için geliştirdiği stratejinin merkezinde yer alan hat, 10 Ekim 2016'da imzalanan hükümetlerarası anlaşmayla hayata geçti.
Rusya'nın Anapa kentinden başlayıp Türkiye'nin Kıyıköy sahilinde sona eren 930 kilometrelik iki deniz hattı ve kara bağlantılarıyla tamamlanan proje, 2018'de deniz kısmını bitirdi ve 31 Aralık 2019'da gaz akışına hazır hale geldi.

31,5 MİLYAR METREKÜPLÜK DEV KAPASİTE
TürkAkım, yılda toplam 31,5 milyar metreküp gaz taşıma kapasitesine sahip. Her biri 15,75 milyar metreküp kapasiteli iki hattan oluşan sistemde, birinci hat Türkiye'nin iç talebini karşılarken, ikinci hat Bulgaristan üzerinden Avrupa pazarlarına gaz iletiyor.
1 Ocak 2025'te Ukrayna üzerinden gaz sevkiyatına ilişkin beş yıllık anlaşmanın sona ermesi ve yenilenmemesi, TürkAkım'ı kritik bir konuma taşıdı. Artık Rus gazının Avrupa'ya ulaşabildiği tek boru hattı olan TürkAkım, hem Türkiye'nin arz güvenliği hem de Avrupa'nın tedarik çeşitliliği açısından hayati önem taşıyor.

TÜRKAKIM KAPASİTEYE YAKIN ÇALIŞIYOR
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Energy Aspects Kıdemli Doğal Gaz Analisti Daniela Miccoli, Bulgaristan'a Strandzha 2 noktası üzerinden bağlanan TürkAkım'ın kullanım oranının son yıllarda belirgin biçimde arttığını belirterek, hattın 2024-2025 döneminde kapasiteye yakın çalıştığını, önceki yıllarda ise ortalama kullanımın yüzde 80 civarında olduğunu söyledi.
Miccoli, AB'nin Rus gazını 2027 sonuna kadar yasaklama planı ve bu kararın 2026'da hukuki bağlayıcılık kazanmasının beklenmesi, TürkAkım üzerinden Avrupa'ya yönelik akışların orta vadeli görünümünü sınırladığına işaret ederek, "2028'den itibaren Avrupa'ya giden akışın yıllık yaklaşık 3 milyar metreküpe gerilemesi öngörülüyor. Bu hacim, Sırbistan'ın yıllık doğal gaz talebine denk geliyor." dedi.
Öte yandan, Rusya'nın Türkiye'ye gaz ihracatının 2020'den bu yana yıllık 20 milyar metreküpün biraz üzerinde istikrarlı seyrettiğini ve Türkiye'nin artan LNG anlaşmalarına rağmen bu seviyenin önümüzdeki yıllarda büyük ölçüde korunmasının beklendiğini kaydeden Miccoli, Türkiye'nin gaz ticaret merkezi olma hedefinin ise yalnızca TürkAkım'a değil, giderek genişleyen LNG portföyüne dayandığını vurguladı.
Miccoli, Türkiye boru hattı gazı ile LNG arasında anlamlı bir opsiyonellik elde ederek maliyet optimizasyonu sağlayabildiğini ifade ederek, "Aynı zamanda BOTAŞ'ın, FoB (Free on Board) olarak kontratladığı ilave LNG'yi Avrupa'ya ve muhtemelen Mısır'a yönlendirerek, önümüzdeki yıllarda gelirlerini artırması bekleniyor." diye konuştu.
TÜRKAKIM, TÜRKİYE'YE ARZ GÜVENLİĞİ SAĞLIYOR
Avrupa Enerji Güvenliği İnisiyatifi İcra Direktörü Alberic Mongrenier de TürkAkım'ın 2020 başında devreye girmesinin Türkiye'yi önemli bir transit ülke konumuna taşıdığını, ancak AB'nin Rus gazı ithalatını sonlandırma hedefinin hattın Avrupa açısından uzun vadeli potansiyelini sınırladığını söyledi.
Mongrenier, Kuzey Akım hatlarındaki sabotajlar ve Ukrayna transitinin sona ermesi, Rus gazının TürkAkım üzerinden yeniden yönlendirildiğine işaret ederek, şunları kaydetti:
"TürkAkım, Türkiye'ye transit gelirleri, görece avantajlı gaz fiyatları ve arz güvenliği sağlıyor. Ancak bölgesel gaz ticaret merkezi olma ve İstanbul Gaz Endeksi oluşturma hedefleri, mevcut jeopolitik koşullar nedeniyle sınırlı kalıyor. Bu rolün güçlenmesi, TANAP üzerinden Azerbaycan gazının artması, Karadeniz gazı üretiminin yükselmesi ve olası Irak (Kuzey Irak) gazı ile mümkün. Türkiye'nin bu hedeflere ulaşmasında temel unsur tedarik çeşitliliği olacak."