Türkiye'de sanayi ürünlerinden yapılan satışlar 24 trilyon lirayı aşarken ihracatın yüzde 35'inden fazlasını gerçekleştiren KOBİ'ler ise Avrupa pazarında karbon, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik kriterleriyle karşı karşıya. Hava kirliliğinin yıllık ekonomik maliyetinin 138 milyar dolar olarak hesaplanması da dönüşümün yalnızca çevresel değil ekonomik bir zorunluluk olduğunu gösteriyor. Türkiye için yeni büyüme modeli teknoloji, verimlilik ve yeşil dönüşümün aynı üretim stratejisinde birleşmesine dayanıyor.
BÜYÜMENİN TANIMI DEĞİŞİYOR
Türkiye ekonomisinde sürdürülebilir büyüme tartışması yeni bir aşamaya geçiyor. Uzun yıllar üretim kapasitesi, ihracat miktarı ve yatırım hacmi üzerinden değerlendirilen büyümenin niteliği artık teknoloji yoğunluğu, enerji verimliliği, karbon emisyonu, kaynak kullanımı ve küresel tedarik zincirlerindeki yeni standartlarla birlikte ele alınıyor. 2026 ekonomi gündeminde dezenflasyon ile sürdürülebilir büyümenin iki temel başlık olarak öne çıkması da bu değişimin makroekonomik ayağını oluşturuyor. Fiyat istikrarının sağlanması kısa ve orta vadeli ekonomik programın merkezinde bulunurken uzun vadede Türkiye'nin üretim kapasitesinin hangi teknoloji ve verimlilik düzeyinde büyüyeceği giderek daha kritik hale geliyor. Sanayi verileri bu açıdan önemli bir ikili yapı ortaya koyuyor. Türkiye'de 2025 yılında girişimlerin ürettikleri ürünlerden gerçekleştirdiği satışlar 24 trilyon lirayı aştı. Buna karşılık yüksek teknoloji sınıfındaki ürünlerin toplam satışlardan aldığı pay sadece yüzde 3,6 seviyesinde kaldı. Küresel üretimde rekabetin koşulları da bu dönüşümü hızlandırıyor. Savunma, havacılık, otomotiv, makine, elektronik ve sağlık teknolojileri gibi alanlarda rekabet artık yalnızca üretim maliyetleri üzerinden gerçekleşmiyor. Teknoloji geliştirme kapasitesi, Ar-Ge, nitelikli insan kaynağı, enerji verimliliği ve üretimin çevresel etkisi ülkelerin sanayi rekabetindeki konumunu belirleyen unsurlar haline geliyor. Bu nedenle Türkiye'nin üretim hacmini büyütmesi ile yüksek teknolojili üretimin payını artırması aynı hedef değil. Birinci model mevcut üretim yapısının ölçeğini büyütürken ikincisi ekonominin ürettiği katma değeri değiştirmeyi gerektiriyor. Yüksek teknoloji payının yüzde 3,6 düzeyinde kalması, sanayideki büyük üretim kapasitesinin teknoloji yoğun sektörlere aktarılması için halen geniş bir alan bulunduğunu gösteriyor.
MALİYET DEĞİL REKABET KRİTERİ
Aynı değişim sürdürülebilirlik alanında yaşanıyor. Şirketler açısından çevresel dönüşüm uzun süre ağırlıklı olarak sosyal sorumluluk, kurumsal itibar ve çevre mevzuatına uyum başlıklarında değerlendirildi. Ancak Avrupa'daki düzenlemeler, küresel şirketlerin net sıfır hedefleri ve tedarik zincirlerinde artan raporlama yükümlülükleri sürdürülebilirliği doğrudan ticari rekabet kriterine dönüştürüyor. Özellikle Avrupa ile yoğun ticaret yapan Türkiye açısından bu değişim daha belirleyici. Avrupa pazarına ürün satan şirketlerin yalnızca fiyat ve kalite kriterlerini karşılaması yeterli olmuyor. Ürünün karbon ayak izi, kullanılan enerjinin kaynağı, üretim süreçlerinin izlenebilirliği ve tedarik zincirindeki çevresel performans giderek ticaretin parçası haline geliyor. Bu dönüşüm KOBİ'leri doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye ihracatında KOBİ'lerin payının yüzde 35'i aşması, yeşil dönüşümün yalnızca büyük sanayi kuruluşlarının gündemi olamayacağını gösteriyor. Küresel tedarik zincirlerine katılmak ve özellikle Avrupa Birliği ile ticaret yapmak isteyen küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından sürdürülebilirlik giderek pazara giriş koşullarından birine dönüşüyor. 250 TÜRK ŞİRKETİ KÜRESEL KARŞILAŞTIRMADA
Türkiye iş dünyasının sürdürülebilirlik performansına ilişkin 2026 yılında açıklanan kapsamlı çalışma da dönüşümün geldiği noktayı gösteriyor. Türkiye'den 250 şirketin dahil edildiği analizde 153 ülkeden toplam 11 bin 435 şirketin sürdürülebilirlik verileri karşılaştırıldı. Çalışmada Türkiye'deki şirketlerin yönetişim, çevre, insan hakları ve yolsuzlukla mücadele gibi alanlarda Avrupa ve dünya ortalamalarına yaklaştığı, bazı göstergelerde ise daha ileri seviyelere ulaştığı belirtildi.