Özellikle altın madenciliğinde Alman vakıfları sözde çevrecileri fonlayarak Türkiye'deki yeraltı zenginliklerinin çıkarılmasına engel olmaya çalışırken, bunun bir örneği de Uşak'ta yaşanmaya başlandı. 19 yıldır faaliyette bulunan Avrupa'nın ve Türkiye'nin en büyük üretim kapasitesine sahip altın madenlerinden Kışladağ Altın Madeni, Çevre Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü tarafından sürekli olarak denetlenirken, madende hiçbir uygunsuzluk tespit edilmediği öğrenildi.
AİHM DE REDDETTİ
TÜPRAG Metal Madencilik tarafından işletilen Kışladağ Altın Madeni'ne ait ÇED olumlu kararının iptali amacıyla daha önce iki kez açılan davalar mahkemelerce reddedilirken, son olarak sözde çevreciler Türkiye mahkemeleri tarafından adil yargılanma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurmuştu. AİHM ise başvurucuların haklarının ihlaline sebep verir bir durumun oluşmadığına karar verirken davacıların tazminat talepleri de reddedilmişti. Bugün ise Uşak İdare Mahkemesi'nde AİHM kararı görüşülecek. Duruşma öncesi sözde çevreciler yine ortaya çıkarken, bölgede su analiz raporunda ağır metal ve arsenik değerlerin, yasal mevzuatın üzerinde olduğu iddia edildi. Madende bugüne kadar en az ayda iki kez olmak üzere açılmış toplam 26 gözlem kuyusunda su için 34, toprak için ise 19 farklı kimyasal parametreyle sürekli olarak denetim çalışmaları yürütüldü. Bugüne kadar sorun tespit edilmedi. Yaklaşık 23 milyar dolarla cari açığın önemli bir kısmını oluşturan altın ithalatı yerli üretimle dengelenmeye çalışılıyor.