Venezuela'nın, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nden (OPEC) ayrılıp ayrılmama seçeneğini değerlendirdiği öne sürüldü. Bloomberg'e konuşan konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara göre, OPEC'ten ayrılık ihtimali ABD'li yetkililerle gerçekleştirilen görüşmelerde gündeme geldi. Ancak bu konuda henüz kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.
Venezuela'nın OPEC'ten ayrılması, ülkenin onlarca yıldır parçası olduğu petrol karteli açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Olası ayrılık, ABD Başkanı Donald Trump'ın uzun yıllardır iktidarda bulunan Nicolas Maduro'yu devirmesinin ve Venezuela'nın petrol satışları üzerindeki kontrolünü ele almasının ardından Caracas'ta yaşanan kapsamlı siyasi dönüşümün de önemli göstergelerinden biri olabilir.

ABD'NİN VENEZUELA ÜZERİNDEKİ ETKİSİ ARTIYOR
Washington'ın Venezuela üzerindeki etkisinin arttığı süreçte, iki ülke arasında ülkenin petrol sahalarındaki paylara ilişkin görüşmeler de devam ediyor.
Görüşmelerin gizli olması nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklara göre, ABD ve Venezuela taraflarının müzakerecileri OPEC'ten ayrılık önerisini de ele alıyor. Kaynaklardan bazıları, masadaki seçenekler arasında birkaç petrol sahasının 100 yıllığına kiralanmasına yönelik bir düzenlemenin de bulunduğunu belirtti.

BASRA KÖRFEZİ'NDEN PETROL İHRACATI TOPARLANIYOR
Öte yandan Goldman Sachs'ın değerlendirmesine göre, Basra Körfezi'nden gerçekleştirilen petrol ihracatı savaş öncesi seviyelerin yaklaşık üçte ikisine kadar toparlandı. Bu toparlanmanın, İran savaşının küresel ham petrol fiyatları üzerindeki etkisini sınırladığı belirtiliyor.
Daan Struyven ve Yulia Zhestkova Grigsby'nin de aralarında bulunduğu Goldman Sachs analistleri, yayımladıkları değerlendirmede Hürmüz Boğazı'ndan petrol geçişlerinin artmasının da etkisiyle bölgedeki toplam ham petrol ve petrol ürünü ihracatının günlük 15-16 milyon varile ulaştığını bildirdi.

Bu seviyenin hâlâ çatışma öncesindeki günlük 7-8 milyon varillik miktarın altında olduğu ifade edilirken, mart ayında görülen günlük 5-6 milyon varillik dip seviyenin ise oldukça üzerine çıkıldığı kaydedildi.
Analistler ayrıca yalnızca Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol sevkiyatlarının bile ABD'li yetkililerin günlük 8-10 milyon varil aralığındaki tahminlerine yaklaşmış olabileceğini değerlendirdi.
