Enerji depolama sistemlerinin hızla büyümesi, sigorta sektöründe risk değerlendirme modellerini de değiştiriyor. Sigortacılar artık yalnızca lityum iyon bataryalardaki yangın ve termal kaçak riskine değil, sistemin tamamındaki teknik ve operasyonel risklere odaklanıyor. 2019'da yaklaşık 3 MWh kapasiteye sahip batarya kullanılırken yeni sistemlerde kapasitenin 14,5 MWh seviyesine kadar çıkması, tek bir olayda oluşabilecek hasarın büyüklüğünü artırıyor. Sigortacılar açısından yüksek voltajlı transformatörler, tedarik zinciri sorunları, kurulum hataları ve farklı ekipmanların entegrasyonu da önemli risk başlıkları haline geliyor. Bu gelişmelerin batarya depolama projelerinde teminat şartları, primler ve risk mühendisliği kriterleri üzerinde daha fazla etkili olması bekleniyor.