Kim ne derse desin, ABD Başkanı Donald Trump, Hollywood filmlerindeki kahramanları aratmayan bir başarıya imza attı. Gönülleri fethetti. İnsanlığın ölmediğini kanıtladı. Gazze'deki vahşet karşısında vicdanları sızlayan milyarlarca insanın acısına derman oldu. On binlercesi yetmezmiş gibi bu karakışta soğuk, açlık ve hastalıkla boğuşan evsiz barksız on binlerce çocuk ve kadını daha sadistçe katletme planları yapan Gazze Kasabı Netanyahu'nun hevesini kursağında bıraktı.
7 Ekim 2023'ten bu yana hemen her gün en az 100 masum Gazzeliyi parçalayarak katleden siyonist rejimi durdurdu. Küresel çapta insanlık ve ahlak krizine yol açan mezalimi sonlandırdı. Hangi niyetle veya amaçla yapmış olursa olsun sırf bu barbarlığı bitirdiği için bile takdiri hak ediyor. Çünkü Rusya'nın, Çin'in, Avrupa'nın ve İslam dünyasının yapamadığını yaptı.
***
471 gün sonra çocuklar ilk kez güldü. Dünyanın dört bir yanında insanlar
ilk kez sevinçle yürüdü. Kimi
secdeye gitti, kimi mutluluktan havaya uçtu,
kimi gözyaşlarına boğuldu, kimi de bu
günü gösterdiği için Allah'a hamdetti.
Vampir siyonistleri durduran Trump, soykırımcı Joe döneminde dünya
çapında dibe vuran Amerikan algısını bir
nebze de olsa değiştirecek tarihi bir adım attı
Fakat bu zaferin asıl kahramanının Gazze halkı olduğunu Trump da biliyor. 15 aylık vahşetin ardından
İsrail her cephede başarısız oldu. Filistin halkı her tür barbarlığa rağmen topraklarından vazgeçmeyeceğini dünyaya gösterdi.
Siyonistlerin iradesini bükemediği
Gazze halkı dün ilk kez İsrail ordusunun saldırısı olmadan bir gece geçirdi ve
bombardıman sesi olmayan bir sabaha uyandılar. İsrail'in saldırıları nedeniyle Gazze'de şimdiye kadar yaklaşık 17 bin 841'i çocuk, 12 bin 298'i kadın olmak üzere
46 bin 913 masum hayatını kaybetti.
***
Filistinliler evlerine dönmeye devam ediyor. Çoğu birer enkaza dönen evlerinde molozlar arasında
bedenleri çürümüş ve parçalanmış ölülerini arıyor. 20 bine yakın kayıp insanın enkaz altında olduğu sanılıyor.
Fakat
asıl enkaz altında kalan siyonist barbarlık oldu. İsrailli analist
Erel Segal bu gerçeği "Trump'ın seçilmesi
için ilk bedel ödeyen biziz. Anlaşma
bize dayatılıyor.
Kuzey Gazze'nin kontrolünü
ele alacağımızı, insani yardımı
engellememize izin vereceklerini düşündük,
ama olmadı" sözleriyle itiraf ediyor.
İsrailli yazar
Yossi Yehoshua da "Gerçeği gizlemeye gerek yok: Ortaya çıkan ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması anlaşması
İsrail için kötü. Ancak bunu kabul etmekten
başka seçeneği yoktu" demiş.
Zira ateşkes anlaşması İsrail'in sürecin sonunda hem
Philadelphia hem de Netzarim Koridoru'ndan çekilmesini öngörüyor. Gazzelilerin evlerine dönüşünü de eklediğinizde İsrail'in kara ve hava harekâtlarının başarısız olduğu netleşiyor. Zaten her alanda kaybetti İsrail.
ABD tarafından ikmal edilmese uçak ve tanklarının bombaları birkaç ay içinde tükenmişti.
Siyonist rejim ana hedeflerinin hiçbirine ulaşamadı. İsrail kamuoyu da aynı kanıda.
Şehit Hamas lideri
Yahya Sinvar'ın küçük kardeşi Muhammed Sinvar'ın "her şeyi yönettiği" Gazze'de dünya direniş ruhunun hâlâ
dimdik ayakta olduğunu gördü.
Yüksek teknolojiye karşı son nefesine kadar savaşan
Sinvar ile simgeleşen irade kazandı. Bu açıdan bakıldığında ateşkes daha başlangıç.
İsrail'in kâbusu bundan sonra daha da derinleşecektir.