Türkiye ekonomisinin üç yıllık yol haritasını içeren 2027- 2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. Yeni OVP'ye göre 2027 yılında enflasyon hedefi yüzde 21 olarak öngörülürken, program boyunca 2.1 milyon istihdam yaratılması hedefleniyor. 2029 sonunda Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) 2.2 trilyon doları aşması, kişi başı gelirin ise 25 bin dolara yaklaşması bekleniyor. OVP'ye göre; 2027 yılında deprem başta olmak üzere afetler için 12 milyar TL dolar harcanacak, toplam harcamalar 116 milyar dolara ulaşacak. Savunma Sanayi harcamaları yüzde 229, sosyal konut yatırımları ise yüzde 150 arttırılacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı külliyesinde 2027-2029 dönemine ilişkin OVP'yi açıkladı.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME
Orta Vadeli Program'ı açıklayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, seçim tarihi ile ilgili, "Biz bu programı hazırlarken seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık. Seçimi biraz daha öne alacaksa o Meclis'in takdirinde" açıklamasını yaptı. Toplantıya Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Cumhurbaşkanı Yılmaz tarafından açıklanan OVP'de 2026 yılında yüzde 3.3 olarak gerçekleşmesi beklenen büyüme, kademeli güçlenerek 2027'de yüzde 4.2'ye, 2028'te yüzde 4.6'ya ve 2029'da yüzde 5'e ulaşacak. Enflasyonist baskı oluşturmayan sürdürülebilir bir büyüme anlayışı hakim olacak.

2.1 MİLYON İSTİHDAM
2026 yılında yüzde 8.1 seviyesinde gerçekleşmesi beklenen işsizlik oranı, 2029'da yüzde 7.6'ya düşürülecek. Yaklaşık 2.1 milyon ilave istihdam ekonomiye kazandırılacak toplumsal refah arttırılacak. 2026 sonunda 32 milyon 579 bin kişi olan istihdam edilenlerin sayısı, 2029'da 34 milyon 711'e çıkacak.
TEK HANE ENFLASYON
Dezenflasyon süreci kararlılıkla sürdürülerek fiyat istikrarı kalıcı hale getirilecek. 2026'da yüzde 28.4 olarak gerçekleşmesi öngörülen enflasyonun; 2027 yılında yüzde 21'e, 2028 yılında yüzde 13.5'e ve 2029 yılında yüzde 9'a gerileyerek program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesi hedefleniyor.

SOSYAL KONUT HAMLESİ
Özellikle dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişiminin kolaylaştırılması için sosyal konut yatırımları yüzde 150 arttırılacak. Program çerçevesinde İstanbul'da başlatılan kiralık sosyal konut projeleri ülke sathına yayılacak. Afetlere karşı dirençliliğin artırılması kapsamında afetlerin önlenmesi için gerekli kaynak ayrılmaya devam edilecek Başta İstanbul olmak üzere risk azaltıcı kentsel dönüşüm projelerine ivme kazandırılacak.

DEPREME 12 MİLYAR DOLAR
2023-2026 yılları arasında depremin yol açtığı kayıp ve zararın telafisi için toplam 5.4 trilyon TL (104 milyar dolar) harcama yapılmış olacak. 2027 sonunda bu rakam 116 milyar doları aşacak. Böylece 2027 yılında 12 milyar dolar harcama yapılması öngörülüyor. Program döneminde büyümenin yalnızca hızına değil, kalitesine ve sürdürülebilirliğine odaklanılacak. Üretim kapasitesi ve rekabet gücü güçlendirecek; kaynakları daha etkin kullanılmasını sağlayacak adımlar atılacak. Bu yaklaşımın en önemli ayaklarından birini imalat sanayinin üretim ve ihracat kapasitesinin korunması ve güçlendirilmesi oluşturacak. Sanayinin kapasitesini korurken yeşil ve dijital dönüşümle rekabet gücü arttırılacak. Yapay zekâ destekli ve otonom üretim sistemleriyle enerji, hammadde, işgücü ve makine kullanımında verimliliği artırırken düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırılacak. Bu dönüşümün gerektirdiği beşerî ve fiziki altyapı da eş zamanlı olarak güçlendirilecek.

KALİTELİ GIDA MAKUL FİYAT
Yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar ile tarımsal ürünlerin alım fiyatlarında da program hedefleriyle uyum gözetilecek. Gıda fiyatlarında ise arz yönlü politikalar daha güçlü biçimde devreye alınacak. Tarımsal üretimde verimliliği artıracak, üretim planlamasını güçlendirecek ve maliyet baskılarını azaltacak yapısal adımlar hızlandırılarak gıda fiyatlarındaki oynaklık sınırlandırılacak. Böylece kaliteli gıdaya makul fiyatlarla erişim kolaylaştırılırken özellikle düşük gelirli vatandaşların bütçesindeki yük hafifletilecek.

TÜRKİYE STRATEJİK BİR ÇEKİM MERKEZİ HALİNE GELECEK
AB ile ilişkilerin derinleştirilmesinin yanı sıra Uzak Ülkeler Stratejisi, özellikle Afrika coğrafyasına yönelik stratejik açılım, Orta Asya ve Türk dünyasıyla ürün ve pazar çeşitliliği arttırılacak. Stratejik ticaret koridorları çeşitlendirilecek. Doğu-batı ve kuzey-güney eksenlerinde küresel ticaret akımlarının kesiştiği stratejik bir ulaştırma ağı inşa eden Türkiye küresel ekonominin merkezinde yer alan bir üretim, lojistik ve ticaret üssü hâline getirilecek. Türkiye artık sadece farklı coğrafyaları bağlayan bir köprü ülke değil; Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika arasında ticaretin, üretimin ve lojistiğin yön değiştirdiği stratejik bir kavşak ve etrafında refah havzaları oluşturan stratejik bir çekim merkezi olacak.

DIŞA BAĞIMLILIK AZALTILACAK
Program döneminde ekonomik güvenlik ve dayanıklılığı önceleyerek kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltan ve ekonomiyi çoklu şoklara karşı direncini güçlendiren bir yaklaşımı esas alınacak. Enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliği güçlendirilecek. Gıda arz güvenliği ve tarımsal dayanıklılığı artıracak, stratejik girdilerde yerli kapasite güçlendirilecek. Kritik teknolojilerde yerli kapasiteyi geliştirecek, savunma sanayii, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zekâ başta olmak üzere stratejik alanlarda Ar-Ge, üretim ve yenilik kabiliyeti daha ileriye taşınacak. Ailenin güçlendirilmesini, demografik yapının korunması ve dayanıklılığı sağlanacak.

ELEKTRİK VE DOĞALGAZA DESTEĞE DEVAM
Sanayide kullanılan elektrik ve doğalgaza maliyeti azaltıcı sübvansiyon uygulamaları sürdürülecek. İmalat Sanayii İstihdamı Koruma Destek Programı kapsamında istihdamını koruyan işletmelere çalışan başına destek verilmeye devam edilecek.
KOBİ'LERE FİNANSMAN
KOBİ'lerin teminat ve işletme sermayesi sorunları hafifletilecek. İmalat Sanayii Finansman Desteği Programı kapsamında 250 milyar TL büyüklüğünde ilave kredi desteği sağlanmaya devam edilecek. Orta-yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı sanayi yatırımlarına yönelik olarak 3 yıl için 750 milyar TL'lik YTAK kredileri kullandırılmaya devam edilecek.

YATIRIMCI DOSTU ORTAM
Öngörülebilir, şeffaf, rekabetçi ve yatırımcı dostu bir iş ve yatırım ortamının güçlendirilmesi önceliklendiriliyor. İdari süreçler kolaylaştırılacak. Şirketlerin kuruluşundan yatırım ve dış ticaret süreçlerine kadar karşılaştıkları idari yükleri azaltacak, mevzuatı sadeleştirecek..
SAVUNMA SANAYİ ŞAHLANACAK
Savunma sanayiinde kendi teknolojisini geliştiren, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen ve yüksek katma değer üreten bir Türkiye hedefleniyor. Bu kapsamda savunma harcamalarını yüzde 229 artacak. Sağlık yatırımları da yüzde 43 arttırılacak. Sanayi altyapısı yatırımları yüzde 54 oranında artacak.

İHRACATTA HEDEF YENİ PAZARLAR
Enerji verimliliği yatırımlarını hızlandıracak, lojistik ve üretim maliyetlerini azaltacak uygulamalar yaygınlaştırılacak. Organize sanayi bölgeleri yalnızca üretim alanları değil, aynı zamanda ortak altyapıların kullanıldığı daha güçlü üretim ekosistemleri hâline dönüşecek. Ara kademe teknik işgücü ihtiyacını karşılamak için sektör-okul iş birlikleri güçlendirilecek. İhracatta yeni pazarlara erişim güçlendilecek, Eximbank destekleri ve ihracat sigortası imkânları genişletilecek.