Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın son 23 yılda ortaya koyduğu güçlü irade ve vizyon ile her alanda başlattığı atılım hamlelerinin Türkiye'nin adeta kaderini değiştirdiğini ve değiştirmeye de devam ettiğini kaydeden Bayraktar, "2017'de hayata geçirdiğimiz Milli Enerji ve Maden Politikası ile başta petrol ve doğal gaz olmak üzere yer altı zenginliklerimizi ekonomimize kazandırmak adına çok önemli projeleri hayata geçirmeye başladık. En önemli ithalat kalemlerimiz olan petrol ve doğal gazı, kendi milli imkan ve kabiliyetlerimizle, kendi gemilerimizle, kendi ekipmanlarımızla ve yine yetişmiş insan kaynağımızla arayacağız, varsa bulacağız ve üreteceğiz diyerek yola çıktık." ifadelerini kullandı.

Bayraktar, sektör için kısa sayılabilecek bir süre içinde netice almaya başladıklarına dikkati çekerek, "2020'de yani pandeminin tam ortasında, kararlılıkla ve inançla yaptığımız çalışmaların sonucunda Karadeniz'de Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini gerçekleştirdik. Bu aynı zamanda 2020'de dünyada offshore'da yapılan en büyük gaz keşfi oldu. Doğal gazı yine rekor bir zamanda, 3 yıldan kısa bir sürede denizin altından çıkardık, 170 kilometre mesafedeki karaya ulaştırdık, Filyos'a getirdik." dedi.
Bakan Bayraktar: "Enerjide merkez ülke olma hedefindeyiz" | Video
Türkiye'nin enerji bağımsızlığı yolunda tarihi bir adım olan Karadeniz gazının Nisan 2023'te devreye alındığını anımsatan Bayraktar, "Bugün itibarıyla Sakarya Gaz Sahası'nda projenin 1'inci fazını tamamlamış durumdayız. Üretimimizi hızlı bir şekilde arttırmak, 2026'da projenin 2'nci fazı ile üretimi 2 katına çıkarmak, 2028 yılında da 3'üncü faz ile de mevcut üretimi 4 katına çıkarmak için gece gündüz çalışıyoruz." bilgisini paylaştı.

"YENİ KEŞİFLER İÇİN 7/24 ESASLI OLARAK ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ"
Bayraktar, Milli Enerji ve Maden Politikasının bir diğer önemli hedefinin "gidilmedik, aranmadık hiçbir yer kalmayacak hedefi" olduğuna değinerek, şöyle devam etti:
"Bu strateji doğrultusunda bir dönem adı terörle anılan Gabar'da 2021'de Türkiye'nin en büyük petrol keşfine imza attık. Bugün Gabar, ülkemizin adeta üretim ve istihdam üssü haline geldi. Özellikle bölgedeki gençlerimize yepyeni bir iş imkanı getiren Gabar petrolü ile Şırnak, artık göç veren değil göç alan bir cazibe merkezine dönüşüyor. Terörsüz Türkiye idealimiz Gabar'da çok daha büyük bir anlam buluyor. Üretimimizi her geçen gün artırıyor, yeni Gabar'lar yeni keşifler için de 7/24 esaslı olarak çalışmaya devam ediyoruz."
Sadece "Mavi Vatan'da", kara alanlarında değil farklı coğrafya ve kıtalarda da işbirlikleri geliştirdiklerine dikkati çeken Bayraktar, "Azerbaycan'da, Irak'ta, Rusya'da mevcut ortak olduğumuz projelerin yanında yeni projelerle yeni ortaklıklara hazırlanıyoruz. Libya'da, Irak'ta, Pakistan'da, Hazar bölgesinde aktif bir enerji diplomasisi yürütüyoruz. Türkiye olarak kazan kazan anlayışı ile hem ülkemize hem de işbirliği içinde olduğumuz ortaklarımıza ve o ülkelerin ekonomilerine katkı yapmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE'Yİ ENERJİDE TAM BAĞIMSIZ KILMA" HEDEFİ
Bayraktar, Başkan Erdoğan'ın liderliğinde "Türkiye'yi enerjide tam bağımsız kılma" hedefine doğru kararlılıkla ilerlediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bunun için ülkemizin yenilenebilir enerji potansiyelini en üst düzeyde kullanmayı, güneş ve rüzgarda bugün dünyada 11'inci sırada olan ülkemizi 2035'te 120 bin megavat güneş ve rüzgar kapasitesine ulaştırmayı, deniz üstü offshore rüzgarı hayata geçirmeyi, ankonvansiyonel petrol ve gaz üretimiyle başta Diyarbakır ve Trakya olmak üzere oyun değiştirici hamleleri hızlı bir şekilde sahada uygulamaya başlıyoruz. Nükleer enerji santrallerini devreye almış, güçlü iletim ve dağıtım altyapısına, komşularıyla yüksek enterkonneksiyon kapasitesine sahip, İstanbul Finans Merkezi'nde elektrik, doğal gaz ve emtia ticaretinin yapıldığı ticaret borsası ile enerjide merkez ülke olan bir Türkiye hedefliyoruz."

Bayraktar, bu hedefe ulaşma noktasında madenlerin taşıdığı önemi vurgulayarak, "Son dönemde küresel ölçekte yaşanan salgın, iklim değişikliği ve jeopolitik krizler bu alanda yeni bir yaklaşımı ve bakış açısını zorunlu kılıyor. Ülke olarak sahip olduğumuz maden potansiyelini ekonomiye kazandırmak için 'Önce İnsan, Sonra Çevre ve Sonra Katma Değerli Madencilik' vizyonuyla hareket ediyoruz. Özellikle bor madeni gibi çok güçlü olduğumuz alanlarda katma değerli üretime yoğunlaşmış durumdayız. Ciddi bir ithalat kalemimiz olan altında üretimimizi artırmaya odaklanıyoruz." diye konuştu.
Petrol ve doğal gazda olduğu gibi sadece Türkiye'de değil yurt dışında da maden üretimini hedeflediklerini belirten Bayraktar, "Nijer'de ruhsat sahibi olduğumuz altın sahalarından ilk üretimimizi bir yıl içinde gerçekleştireceğiz." dedi.
Bayraktar, dünya ekonomisinin ve yaşanan teknolojik dönüşümün en kritik yapı taşlarından biri haline gelmiş nadir toprak elementleri alanında Türkiye'yi önemli bir tedarikçi konumuna getirmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın moderatörlüğünde 'Enerji Dönüşümünde Madencilik' konusu ele alındı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Eti Maden ve MTA International'ın sorumlu madenciliği teşvik eden, teknik kapasiteyi artıran ve uluslararası ortaklıklara açık modeller geliştiren kamusal aktörler haline getirildiğini söyledi.

Bakan Bayraktar, Turkuaz Medya Grubunun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayesinde düzenlediği İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nin "Enerji Dönüşümünde Madencilik" başlıklı Bakanlar Oturumu'nun moderatörlüğünü yaptı.
Dünyada enerjide büyük bir dönüşüm sürecinin yaşandığını belirten Bayraktar, bu sürecin kritik ve stratejik madenlere yönelik talebin kayda değer şekilde artmasına neden olduğunu ifade etti.
Bayraktar, söz konusu minerallerin temiz enerji teknolojilerinden batarya sistemlerine, elektrikli araçlardan dijital altyapıya ve sanayideki dönüşüme kadar birçok alanda vazgeçilmez nitelikte olduğuna dikkati çekerek kritik minerallerin tedarikine yönelik altyapı eksikliklerinin, finansman açığının, teknik bilgi ve iş gücündeki yetersizliklerin bu madenlere erişimi ve sürdürülebilir şekilde üretimini çok daha zorlu ve karmaşık hale getirdiğini dile getirdi.

Bugün madenciliğin sadece yer altındaki kaynakları çıkarmakla sınırlı kalmadığını aktaran Bayraktar, "Bu alan ekonomik güvenliğin, sanayileşme stratejilerinin ve bölgesel etkinliğin adeta temel yapı taşlarından biri haline geldi. Bunun ötesinde, bu kritik minerallere erişim, uluslararası ilişkilerde de belirleyici bir unsur haline geldi." dedi.

Bayraktar, Türkiye'nin bu alandaki çalışmalarına da değinerek şunları kaydetti:
"Milli maden şirketimiz Eti Maden, ki dünya bor rezervlerinin önemli bir bölümünü işletmekte ve bu alanda katma değerli üretimi önceliklendirmekte, önümüzdeki dönemde nadir toprak elementlerinin işlenmesinde küresel bir aktör olma yolunda hızla ilerliyor. Madencilik alanındaki bir diğer aktörümüz MTA International ise madencilikte arama, teknoloji ve uluslararası işbirliklerine dayalı yeni bir yaklaşımın temsilcisi. Bu iki şirketimizi sadece maden üretimini değil aynı zamanda sorumlu madenciliği teşvik eden, teknik kapasiteyi artıran ve uluslararası ortaklıklara açık modeller geliştiren kamusal aktörler haline getirmiş durumdayız."
Bakan Bayraktar, oturuma ilişkin değerlendirmesinde, ülkelere ve madencilik sektörlerine yatırım çekmek için siyasi irade, istikrar, destek ve kararlılığın kilit öneme sahip olduğunu belirterek "Uluslararası işbirliği de oldukça önemli ve kritik. Ne kadar zengin kaynaklara veya gelişmiş sanayiye sahip olursa olsun, hiçbir ülke küresel enerji dönüşümü taleplerini tek başına karşılayamaz. Bu nedenle her düzeyde güçlü bir işbirliği gerekmektedir. İhtiyaç duyulan yalnızca finansman veya sermaye değil, aynı zamanda kapasite geliştirme, bilgi paylaşımı ve bizi gerçek sürdürülebilir kalkınmaya taşıyacak adil, kapsayıcı ve dayanıklı uzun vadeli ortaklıklardır." ifadelerini kullandı.